12 Aralık 2012 Çarşamba

SİSLE GELEN YOLCU!

Benim için Grange’in kitapları –bir iki tanesi hariç- sadece “iyidir”. Bazen istisnalar olabilir, mesela “Siyah Kan” gerçekten çok iyiydi, ama diğer kitaplarının çoğu, mesela “Şeytan Yemini” sadece iyiydi. Hatta, şimdi kitapları aklımdan geçirirken konularını hatırlamakta bile zorlandım, biraz sabun köpüğü hepsi, çabucak tüketiyoruz. “Sisle Gelen Yolcu” da bu yönüyle tamamen “yazarının” kitabı. Diğer kitaplarına oranla oldukça kalın bir kitap, neredeyse 700 sayfaya yakın. Ama açıkçası Grange’in betimlemeleri beni sıkıyor, gereksiz yere uzatıyor sanki. Dolayısıyla bu kitap olduğundan da uzunmuş gibi geldi bana. Kitap belirli bir yere kadar çok hızlı, tempolu ilerledi ama ne yazık ki sonra yavaşladı. Bir de Grange her zamanki âdeti üzerine olayları çok saçma bağlamış, herhalde -naçizane tahminim- kaptırıp götürüyor, olaylar alıp başını gidiyor, o da ne yapsın bilemiyor; sonunda saçma sapan uyduruyor bir şeyler. Türk filmlerinde araba çarpınca kör olan aktörler kadar içler açısı bir durum! Gerçi birçok polisiye kitapta vardır bu, özellikle abartıp büyük büyük anlatıyorlar, sonra bir de bakıyorsunuz “Siz evlenemezsiniz; çünkü kardeşsiniz!” durumu! (Hatta bu kitapta da benzer bir akrabalık çıkacak.) Bir de cevaplanmayan çok soru var. Kitap uzun ya… Herhalde yazar baştan yazdı ama sonra çözmeyi unuttu, e haliyle iyice yumak oldu, o da okuyucunun hayal gücüne kalsın, deyip bıraktı! Evet, bu yorumla birlikte biraz saçmaladığımı fark ediyor ve duruyorum ama kitap yüzünden. Gereksiz ayrıntılar, uzun betimlemeler… Okurken yoruyordu. Yazarken de hissettiriyor. Neticede güzel kitap, sonuçta Grange’in…Zaman zaman sıksa da kendini okutturuyor ama bir Alex, pardon “Siyah Kan” değil!!

“Geçen yüzyılın son yarısını nükleer silah geliştirmekle geçirdik. Tüm o silahlar, daha ziyade kullanmamak içindi. Zihni kontrol etmek, savaşı önlemenin bir başka yoludur. Laozi’nin söylediği gibi: ‘ En büyük fatih, savaşmadan yenmeyi bilendir. ‘    (syf: 579)

“— Listeyi bana verebilir misiniz?
Obez ona doğru eğildi. Anais’ten rahatlıkla yirmi santim daha uzundu:
--- Hangi sebeple?
--- Soruları sadece polislerin sorduğunu bilecek kadar film izlemişsinizdir. Polisler cevap vermez. “   (syf: 599)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder